Şubat 2012 E.bulten
Aylık Elektronik Haber Servisi
Şubat 2012
 
 
Veri akarımının hızını bine katlayan mezunumuz: Mehmet Ali Dündar
Hollanda Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'nde doktora çalışmalarını tamamlayan mezunumuz Mehmet Ali Dündar'05 internette veri aktarımının bin kat hızlı olmasını sağlayan bir buluşa imza attı. Başarısı ile büyük gurur duyduğumuz Mehmet Ali ile mezunlarımız için bir röportaj yaptık.

Kendini bize tanıtır mısın?

1983 yılında Adana'da doğdum. Adana Hacı Ahmet Atıl Lisesi'ni bitirdikten sonra 2000 yılında Koç Üniversitesi Fizik bölümüne yerleştim. 2005 yılında fizik bölümünden, 2007 yılında da fizik yüksek lisansından mezun oldum. 2007 yılında Hollanda'da Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'nde "Fotonik ve Yarı iletken Nanofiziği' grubunda doktora çalışmamı yapıp 2011 de mezun oldum.

Koç Üniversitesi'ndeki hem sosyal hem akademik deneyimlerin nasıldı?

Koç Üniversitesi'nde hem sosyal hem de akademik yönden kendimi geliştirme fırsatım çok oldu. Şimdiki kişisel gelişimimin üniversitenin sağladığı olanaklar sayesinde olduğunu söyleyebilirim. Üniversiteye ilk başladığımda üniversitenin sadece geçici bir öğrencisi değil, aynı zamanda sosyal hükümlülüklerini de yerine getirmesi gereken biri olarak kendimi gördüm. Üniversitenin genç olması bana kendimi sosyal yönden geliştirmem için birçok avantaj sağladı. Her şeye sıfırdan başlamak, sorumluluk sahibi olmak, takım çalışmasında yer almak hatta takımı yönetmek gibi. Bu sayede, o zamanlar eksikliğini hissettiğimiz Bilim Topluluğu'nun temellerini atmaya yakın arkadaşlarımla başladım. Kısa bir sürede çocuk bilim şenliğinden, ulusal-uluslararası akıllı lego yarışmalarına, gözlemevi gezilerinden teleskop yapımına kadar birçok sosyal aktivitelerde yer aldım.

Okulun aynı zamanda akademik yönden de bana olanaklar sağlaması, akademik yönümün gelişmesinde büyük zemin hazırlamıştır. Daha ilk yıllarda fizik laboratuvarlarında part-time olarak çalışmam sayesinde birçok bilimsel çalışmaları takip edebilme şansım oldu. Nitekim doktora çalışmamın başarılı ve beklenilenden daha kısa sürede bitmesinin temellerinde yatan neden de, genç yıllarda bu laboratuvarlarda geçirdiğim zamanlardır.

Yüksek Lisans ve Doktora çalışmaların hakkında bilgi verir misin?

Yüksek lisansa 2005 yılında Doç. Dr. Alper Kiraz'ın yanında başladım. O zamanlar Nano-optik laboratuvarı yeni kuruluyordu. Her şeye sıfırdan başlamak hem yoğun bir tempo hem de büyük sabır gerektiriyordu. Laboratuvarı faal hale getirmeyi kısa sürede güzel bir takım çalışmasıyla başardık. Yüksek lisans çalışmam "Su tutmayan yüzey üzerinde duran su/yağ mikrokovukları" idi. Bu tür mikrokovuklar optoelektronik aletlerin temelinde ve dalga boyu ayarlanabilir sıvı nanolaser yapımında kullanılabilinir.

Doktora çalışmamda daha çok telekomünikasyon konusuna yöneldim. Telekomünikasyon günümüzün en yaygın ve hızla gelişen konusu haline geldi. Fakat elektronları kullanarak bilgi transferi yapan telekomünikasyon aletleri, ileride istediğimiz verimlilikte çalışamayacaklar. Daha çok bilgiyi bir yerden başka bir yere göndermek için daha fazla elektron transfer edilmesi gerek. Bu da, sistemin daha fazla ısınması, daha fazla veri kaybetmesi ve daha fazla enerji harcaması demek. En önemli örnek internet. Optik fiberlerin dünyanın her yerine döşenmesiyle günümüzde internet kullanımı daha da yaygınlaşmaya başladı. İnanılmaz derecede bilgi aktarımı bu fiber kablolar sayesinde gerçekleştiriliyor. Fiber optik kablolarda frekansla taşınan bilgiler, kabloların başındaki ve sonundaki elektro-optik aletler sayesinde elektronik-optik sinyallere dönüştürülüyor. Bu dönüşüm hem veri kaybına hem de fazla enerji harcanmasına neden oluyor. Daha fazla bilgiyi taşımayı imkansız hale getiriyor; bu da internetin yavaşlamasına neden oluyor. Aynı şekilde bir bilgisayar içindeki çiplerin birbirleriyle iletişimi elektron transferi yüzünden limite ulaşmak üzere. Bu yüzden bilgi ışık ile taşınmalı ve elektronik aletlerin kullanımı en aza indirilmeli. Bunu yapabilecek malzemeler de yarı iletken malzemeler. Benim doktora çalışmamda bu malzemeleri kullanarak fotonik kristal denilen, boyu bir saç kılının kalınlığının yüzde biri kadar olan yapılar oluşturarak, optik fiberlerle telekomünikasyon dalga boyunda bilgi oluşturabilecek, elektronik aletlere ihtiyaç duymadan oluşturulan bilgiyi taşıyabilecek yapılar yapmaktı. Bu yapıların nano boyutta olması ve minimum enerji ile çalışması metrelerce büyüklükte olan elektro-optik aletlerin, frekans ayıraçların, yerini alacak ve daha da verimli işi yapması için sadece santimetrekarelik alana ihtiyaç duyacaktır. Ayrıca bilgi oluşumu ve transferi ayni çip üzerinde yapılabileceği için bilgisayar çipleri içinde ve arasında iletişimi sağlayacak, ısınma, veri kaybı, ağırlık gibi problemler olmaksızın çok daha hızlı çalışmasını sağlayacak.

Bundan sonraki planların neler?

Doktora mezuniyetimden sonra, Hollanda'da ASML adlı bir şirkette araştırma-geliştirme görevlisi olarak işe başladım. Doktora çalışmamın devamı sayılacak nitelikte bir projede çalışıyorum. Şirket, çip üreten makineleri üreten yer. Örneğin Intel, Toshiba, Samsung ve Apple en büyük müşterilerimiz. Gelecek planlarım arasında, doktora çalışmamın sonuçlarını şu an çalıştığım iş yerinin imkânlarıyla birleştirip daha küçük boyutta verimli çalışan optik çipleri piyasada hazır hale getirmek var.

Çok teşekkürler Mehmet Ali, başarılarının devamını dileriz.