Şener Aktürk’e Joseph Rothschild Ödülü

14 Ağustos 2013 

Yrd Doç. Dr. Şener Aktürk’e Joseph Rothschild Ödülü

Koç Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk’ün, “Almanya'da, Rusya'da ve Türkiye'de Etnisite Rejimleri ve Milliyet” isimli kitabı Joseph Rothschild ödülüne layık görüldü.

Koç Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk’ün, “Almanya'da, Rusya'da ve Türkiye'de Etnisite Rejimleri ve Milliyet” isimli kitabı 2013 Joseph Rothschild ödülüne layık görüldü. Milliyetler Çalışmaları Derneği (Association for the Study of Nationalities) ve Columbia Üniversitesi Harriman Enstitüsü tarafından desteklenen ve her yıl, Rusya, Doğu Avrupa veya Avrasya konularında özellikle etnik siyaset ve milliyetçilik üzerine yazılmış, alanında öne çıkan bir kitaba verilen Joseph Rothschild ödülü bu yıl ilk kez Türkiye’den bir akademisyene verildi.

Kendisinin siyaset bilimine kazandırmış olduğu "Etnisite rejimi”ni “Almanya'da, Rusya'da ve Türkiye'de Etnisite Rejimleri ve Milliyet” kitabında kavramsal olarak ele alan Yrd. Doç. Dr. Şener Aktürk’e göre teorik olarak üç etnik rejim tipi mümkün; tek-etnik, çok-etnik, ve anti-etnik rejim. Giriş bölümünde, teorik olarak etnisite rejimlerini kavramsallaştırıldığı kitabında Aktürk; Almanya, Rusya ve Türkiye’de etnisite rejimini detaylı olarak açıklayarak bu üçlü tipoloji üzerinden tarif ediyor.

Bilimsel anlamda etnik çalışmalara da büyük katkı sağlayan kitabıyla Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Aktürk, kitabında etnik rejimlerin nasıl değiştiğini göstermesinin yanı sıra, rejimleri değiştirme çabalarının değişkenlerden biri ya da birden fazlasının mevcut olmaması durumunda başarısız olduğu durumlara da dikkat çekiyor.

Cesur bir şekilde Almanya, Rusya ve Türkiye’deki etnisite rejimleri üzerinden spesifik vakaları teorik açıklama ile birleştiren Aktürk, “Almanya'da, Rusya'da ve Türkiye'de Etnisite Rejimleri ve Milliyet” kitabında “etnik” ve “milli” gibi bazı terminolojik kavramsal karmaşayı da açıklığa kavuşturuyor. Kitap, Türkiye’de Kürt açılımı olarak bilinen reformların ancak son on yılda gerçekleşebilmesinin ardında yatan sebepleri, Alman vatandaşlık reformu ve Rus dahili pasaport reformuyla karşılaştırmalı olarak ele alıyor.