09 Mart 2013 

Tarihi Hayallemek: Sagalassos

Anadolu medeniyetlerinin diğer uygarlıklara katkıları ve karşılıklı etkileşimleriyle ilgili farkındalığı artırmak; tarihi ve arkeolojik verilerin incelenmesi yoluyla kültürel gelişime katkıda bulunmayı amaçlayan Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), kazı fotoğrafçılığının en güzel örneklerinden birini sanatseverlerle buluşturuyor.
 

Burdur’un Ağlasun ilçesinin 7 km güneyinde yer alan ilk yerleşim izleri M.Ö. 4200’lere uzanan “İmparatorlar Kenti” Sanglassos’un binlerce yıllık tarih uykusundan uyanışı, Belçikalı fotoğraf sanatçıları Bruno Vandermeulen ve Danny Veys tarafından görüntülendi. Kazı fotoğrafçılığının dünyaca ünlü isimleri tarafından gerçekleştirilen bu çalışma “Tarihi Hayallemek: Sagalassos” adıyla oluşturulan sergi 9 Mart’ta AnaMed’de sanatseverlerin ziyaretine açılacak. Bu güzel sergiyi görmeye tüm mezunlarımızı davet ediyoruz.

Tarihi ve arkeolojik verilerin incelenmesi yoluyla kültürel gelişime katkıda bulunmayı amaçlayan Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AnaMed), çok önemli bir sergiye daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dünya genelinde en önemli arkeolojik buluşlardan biri olarak dikkatleri üzerine çeken “İmparatorlar Kenti” Sagalassos’a ait kazı fotoğrafların yer aldığı sergi “Tarihi Hayallemek: Sagalassos” 9 Mart – 10 Haziran 2013 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Sergide ilk yerleşim izleri M.Ö. 4200’lü yıllara uzanan Burdur’daki Sagalassos kentinin gün yüzüne çıkarılma öyküsü kazı fotoğrafçılığı konusunda dünyaca ünlü Belçikalı fotoğraf sanatçıları Bruno Vandermeulen ve Danny Veys’in objektifinden anlatılıyor. Kültürel miras üzerinde uzmanlaşan Vandermeulen ve Veys’in fotoğrafları, arkeolojik bir kentin kazı çalışmaları sırasında nasıl dönüşümler yaşadığını, fotoğrafçılık ve arkeoloji arasındaki ilişkiyi, kazı alanında görüntüledikleri detaylar eşliğinde gösteriyor.

Sergi, 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine dâhil edilen Sagalassos’ta yürütülen kazı çalışmalarında görev yapan Vandermeulen ve Veys’in fotoğrafik izlenimlerinin derlemesinden oluşuyor. Arkeolojik araştırmalar için belgeleme yapan ikilinin ilk kez 2003 yılında geliştirmeye başladıkları proje; bölgeye özel fotoğrafçılık üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor.

Belçika ve İtalya’da da sergilendi

Çalışmalarında arkeolojik vizyonu daha güncel bir görsel dile çeviren Vandermeulen ve Veys; fotoğrafçılıkla, alan ve mekân arasındaki ilişkiyi inceliyor. Vandermeulen, Veys’le beraber oluşturdukları projeyi, daha önce Beçika’da ve İtalya’da da yapılan serginin Türkiye’ye geliş öyküsünü şöyle özetliyor: “2003’te Danny Veys’le birlikte Sagalassos kazısından çıkan bulgu ve yapıları belgelemeye başladık. Başlangıçtan itibaren fotografik anlamda daha fazlasını yapabileceğimizi hissettik ve 2006’da bir fotoğraf kitabı ve sergi hazırlamaya karar verdik. 2008 yılında basılan “(In) Site Sagalasos” isimli kitap için görseller seçerken, fotoğrafçılık ve arkeoloji üzerine uygulamalı bir araştırma projesi için Association KU Leuven (KU Leuven Derneği) bünyesindeki “Institute for Practice Based Research’e (Uygulamalı Araştırma Enstitüsü) hibe başvurusunda bulunduk. Böylece 2008’de, “(In) Site, Sagalassos Arkeolojik Kenti’nde Mekana Özgü Düzenlenmiş Fotoğraflar” projesi başladı. Projeye başlarken hedefimiz işlerimizi Türkiye’de de sergilemek oldu. Belçika (Leuven, Tongeren, Fotomuseum Antwerp) ve İtalya’da (Catania) gerçekleşen sergilerin ardından AnaMed’in proje ev sahipliği yapmasından son derece mutluyuz. Bunu birçok yönden önemli buluyoruz. Öncelikle AnaMed arkeoloji odaklı muazzam bir araştırma merkezi. Sagalassos projesinde çalışan araştırmacıların AnaMed’de araştırma yapmaları ve ders vermeleri nedeniyle, halihazırda güçlü bir bağlantı var. Son olarak AnaMed, İstanbul’un merkezinde muhteşem bir konuma sahip. AnaMed’in cömert karşılamasıyla, işimizin evine döndüğünü hissediyoruz.” sözleriyle özetliyor.

Tarihi görüntülerken arazi kamerası da kullandılar

Fotoğrafçılık ve arkeoloji arasındaki köklü ilişki ve ortak tarihten ilham alan “Tarihi Hayallemek: Sagalassos” sergisinde, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in ele geçirdiği antik kentte yürütülen özverili çalışmaların gün yüzüne çıkardığı ünlü Antonine Çeşmesi ve aralarında Roma İmparatoru Marcus Aurelius’a ait dev heykelin de bulunduğu görkemli yapıların görüntüleri yer alıyor.

Nadir buluntuların yanı sıra kazı çalışmalarındaki süreci yansıtan fotoğraflar, kazı ortamında arazi, yapıtlar ve insanların birbirleriyle olan ilişkisine dikkat çekiyor. Sergide ayrıca, özel bir teknikle çalışılarak birkaç karenin birleştirilmesiyle tek bir fotoğraf karesine dönüştürülen eserler de bulunuyor. Arazi kamerası kullanılarak uygulanan teknikte, net ve flu görüntüler manipüle edilerek fotoğraflar arasında yeni ilişki ve bağlantılar kuruluyor.

Sanatçılar Hakkında

Belçikalı fotoğraf sanatçısı Bruno Vandermeulen, Kültürel Miras alanında yürütülen yerel ve uluslararası birçok envanter oluşturma ve dijitalleştirme projesinde görev yaptı. Halen, Leuven Üniversitesi Sanat Fakültesi Fotoğrafçılık bölümünde koordinatör olarak çalışıyor.

Danny Veys, Brüksel Sint-Lukas Yüksekokulu’nda fotoğrafçılık bölümünde öğretim görevlisi olarak profesyonel hayatına devam ediyor. (In)Site projesi dışında, madencilik mirası üzerine geniş ölçekli bir belgesel projesinde görev yapıyor.

Sagalassos Antik Kenti Hakkında

İlk yerleşim izleri M.Ö. 4,200 yılına kadar uzanan Sagalassos Antik Kenti, Burdur’un Ağlasun ilçesine 7 km mesafede bulunuyor. Kentteki kazı çalışmaları, Belçika Leuven Üniversitesi’nden dünyaca ünlü arkeolog Prof. Dr. Marc Waelkens başkanlığında, farklı disiplinlerden bilim adamlarının gayretiyle yürütülüyor. Akdeniz’in en büyük arkeolojik girişimlerinden biri kabul edilen kazılar, öğrenci ve uzmanlardan oluşan yaklaşık 80 kişilik bir ekip ve 100 kişilik işçi grubu tarafından gerçekleştiriliyor. Antik kent, restorasyonla ayağa kaldırılan ve 2 bin yıl önceki kaynağından gelen suların aktığı ünlü Antoninler çeşmesi ve görkemli heykelleriyle tanınıyor.

Bulgulara göre Sagalassos Antik Kenti; Büyük İskender’den Roma İmparatoru Marcus Aurelius’a kadar tarihte pek çok Anadolu uygarlığının çekim merkezi oldu ve Roma İmparatorluğu’nun en ihtişamlı dönemlerine ev sahipliği yaptı. Her yıl gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkan eserlerle bütün dünyanın dikkatini üzerine çeken Sagalassos Antik Kenti, 2008 yılındaki kazılarda gün ışığına çıkarılan Roma İmparatoru Hadrian’a ait baş heykeli ile pek çok uluslararası arkeoloji yayını tarafından en önemli arkeolojik buluşların yapıldığı yerler arasında gösterildi. Şehir plancılığı açısından imar yapısı ve 1000 yıllık seramik üretim merkezi olması gibi özellikleri sayesinde, 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine girdi.