22 Haziran 2015 

Koç Üniversitesi 21’inci mezunlarını verdi

Koç Üniversitesi’nin “21. Lisans ve Lisansüstü Mezuniyet Töreni”, Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan ve Christiane Amanpour’un katılımıyla Rumelifeneri Kampüsü’nde gerçekleştirildi. 2014-2015 yılı lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan 1437 öğrencinin diplomalarını aldığı Mezuniyet Töreni’nde konuşan Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rahmi M. Koç, “Üniversitemiz yaptığı araştırmalar ile gerek TÜBİTAK’tan gerekse Avrupa Birliği’nden ciddi fonlar elde etmektedir. Bunun neticesi olarak, araştırma-geliştirme projelerimizde çalışmak üzere üniversitemize son iki yılda 240 doktora öğrencisi aldık. Bu öğrencilerin yarısı yurtdışından geldi.” dedi.

Koç Üniversitesi 2014-2015 akademik eğitim ve öğretim dönemi lisans ve lisansüstü eğitimini başarıyla tamamlayan 1437 öğrenci, 20 Haziran 2015 Cumartesi günü düzenlenen “21’inci Yıl Mezuniyet Töreni”yle diplomalarını aldı. Dünyaca ünlü gazeteci Christiane Amanpour’un konuk konuşmacı olduğu Rumelifeneri Kampüsü’ndeki törene, Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Koç Üniversitesi öğretim üyelerinin yanı sıra çok sayıda davetli ve öğrenci yakınları katıldı.

Törenin açılışında konuşan Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Rahmi M. Koç, bu sene de üniversite için güzel gelişmeler olduğunu belirterek Koç Üniversitesi’nin kurulduğu günden bu yana akademik alanda önemli başarılara imza attığını vurguladı. Rahmi M. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“250 milyon dolar’a mal olan Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanemiz Ekim 2014’ten beri faaliyetini sürdürüyor. Tıp Fakültemiz ülkemizdeki en yetenekli öğrencileri çekiyor.”

“Öğrencilerimizin %73’ü çeşitli oranlarda burslu ve 1000’den fazlası da tam burslu olarak okumaktalar. Rektörümüzün, dört sene evvel, şahsen başlattığı “Anadolu Bursiyerleri” programı başarıyla yürümektedir. 90 ayrı şirket ve şahısın yarattığı finansman ile Anadolu’nun her köşesinden seçilen, en parlak 175 öğrenci %100 burs ile eğitim görmektedir. Bu kişi ve kuruluşlara, eğitime verdikleri destekten dolayı minnettarlığımızı ve teşekkürlerimizi sunmak istiyorum.”

“Öğretim üyelerimiz bu sene de çeşitli ödüllere layık görüldüler. Sosyal Bilimler Enstitüsü Direktörümüz Prof. Zeynep Aycan TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü; Mühendislik Fakültemizden Özgür Barış Akan, İktisadi İdari Bilimler Fakültemizden Bahar Rumelili, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültemizden Fuat Balcı’02 ve Tıp Fakültemizden Mehmet Kanbay TÜBİTAK Teşvik Ödülü aldılar. Bunlara ek olarak, 12 Genç Bilim İnsanımız da, TÜBA ve Bilim Akademisi’nden ödüle layık görüldü.”

Törende konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan ise Koç Üniversitesi’nin bu yıl 21. yıl mezunlarını verdiğini belirterek şunları söyledi: “Koç Üniversitesi olarak biz eğitimin en iyisini verebilmek, bilimin en iyisini yapmak için varız. Biz Türkiye için varız. Biz insanlık için varız. Biz varız çünkü heyecanlarımız var. Biz varız çünkü yapmak istediklerimiz var. Biz varız çünkü başarmamız gereken çok iş ve kat etmemiz gereken çok yol var. Bununla birlikte tüm Koç Üniversiteliler, bu uğurda ellerinden geleninin en iyisini ortaya koyabilecek donanım ve potansiyele her zaman sahiptir.”

21. yıl mezunlarına seslenen Rektör İnan şunları söyledi: “Biliyoruz ki, insan en çok ve en güzel şeyleri en serbest olduğu dönemlerde ve ortamlarda üretir. Seçkin öğretim üyesi kadrosu ve öğrencileri ile Koç Üniversitesi bugün ülkemizin en üstün beyin gücü yoğunluğunu temsil ediyor. Böylesine bir mükemmellik yoğunluğunu bir araya getirdikten sonra bizim idare olarak tek yapmamız gereken, sizin yolunuzdan çekilmek olabilir.“

Amerika’lı gazeteci Christiane Amanpour ise konuşmasına, “Türkiye'de, İstanbul'da olmak, Avrupa ve Orta Doğu'nun, İslamiyet ve Hristiyanlığın, otoriter rejimler ve demokrasinin yan yana geldiği bu noktada olmak muazzam bir şey” sözleriyle başladı. Öğrencilere, “Hayatınızı neye adarsanız adayın, ailenize, içinde yaşadığınız topluluğa, ülkenize, dünyanıza - dünyamıza - özen gösterecek kadar istekli ve zeki olacağınızı umarım” diye seslenen Amanpour, şöyle devam etti: “Ne yaparsanız yapın, ister finansla, ister bilimle, tıpla, sanatla, spor veya gazetecilikle uğraşın, sadece kendinizi zenginleştirmenin ötesinde bir amaca adanmış bir yol seçebilirsiniz. Kendinize ve içinde yaşadığınız topluluğa anlam katan bir yol seçin -dönüştürücü olmayı tercih edin.”

Kendisinin de son derece riskli ve stresli bir hayata ve kariyere sahip olduğunu ifade eden Amanpour şunları söyledi: “Buna rağmen yaptığım işe tutkuyla bağlıyım ki, en önemlisi bu. Ve zamanla eşim ve oğlumla birlikte iş-yaşam dengesinde doğruyu yakaladım… Hepiniz kesinlikle üstün başarılı öğrencilersiniz, ama hepiniz, hepimiz, sadece piyasa ortamında değil, toplum içinde yaşıyoruz... Son derece zeki bir grup insan geleceğin girişimcileri için çok ilginç ve iyimser yeni bir paradigmadan bahsediyor. Onlardan dinlediğim kadarıyla başarıyı, mutluluğu ve ilerlemeyi sadece parayla ve hissedarların elde ettiği kârla ölçmekten uzaklaşıp bir fayda ekonomisi yaratmaya doğru gitmeliyiz ve gayrisafi yurtiçi hâsılamızı, ne kadar istihdam sağladığımızla, dolayısıyla ne kadar refah yarattığımızla ölçmeliyiz. Ölçütümüz şu olmalı: Savaştan yıpranmış, mültecilerle dolup taşan, aşırı uç ideolojilerin yükseldiği, çevresel felaketin eşiğindeki dünyamızdan daha iyi bir dünya yaratabiliyor muyuz? Koç Üniversitesi'nde harika bir temel bilimler eğitimi almış olan, dünyamızın en önemli bölgelerinden birinin kalbinde yaşayan sizler, eğer isterseniz büyük bir fark yaratabilir, dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilirsiniz.”

Konuşmasında cinsiyet eşitliğine de değinerek, kadınların geleceğe dair her türlü planın eşit bir parçası olmak zorunda olduğuna dikkat çeken Amanpour, cinsiyet eşitliği ve temel eşitliklerin, tüm dünyayı çok daha verimli, adil, gelişmiş ve başarılı kılacağını kaydetti.

Amanpour sözlerini şöyle tamamladı: “Her birinizin hayatınızı nasıl yaşayacağınıza, gayelerinize, hayattaki amacınıza ve tutkuyu nerede bulacağınıza karar vermeniz gerekecek. Ve bu kararları verdiğinizde, işte o zaman dünyayı değiştirmeye başlayacaksınız. Bunu yaparken kendi iyiliğinizi düşünün... Ama aynı zamanda dünyamızın iyiliğini, insanlığın ortak iyiliğini de düşünün.”