7 Ocak 2015 

Semahat Arsel Onur Ödülü UNESCO’nun ilk kadın başkanı Irina Bokova’ya verildi

Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM), dünya çapında önemli konumlarda bulunan kadınlar, kadın ve toplumsal cinsiyet konusunda çalışmalar yürüten kişilerin ödüllendirileceği “Semahat Arsel Onur Ödülü” uygulamasını başlattı. Bu yıl ilki verilmiş olan olan ödül, KOÇ-KAM’ın toplumsal cinsiyet konusunda yürüttüğü bilimsel araştırma programına eşsiz katkılarda bulunmuş olan Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel adına veriliyor. Semahat Arsel, başta kadınların eğitim ve sağlığa erişimi, hemşirelik mesleğinin gelişimi, kadına karşı şiddetin engellenmesi olmak üzere, kadınların güçlendirilmesine yönelik çok sayıda çalışmaya öncülük etmiştir. UNESCO’nun ilk kadın başkanı Irina Bokova’nın ödüllendirildiği törende Bokova’ya ödülünü, Semahat Arsel takdim etti.

Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM), dünya çapında önemli konumlarda bulunan kadınlar, kadın ve toplumsal cinsiyet konusunda çalışmalar yürüten kişilerin ödüllendirileceği “Semahat Arsel Onur Ödülü” uygulamasını başlattı. Bu alanda ilk ödül, kadınların güçlendirilmesine yönelik çok sayıda çalışmaya öncülük eden Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel tarafından, UNESCO’nun ilk kadın başkanı olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda dünya çapında yürüttüğü çalışmalar nedeniyle Irina Bokova’ya verildi.

İstanbul’da düzenlenen ödül törenine, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Koç Ailesi Mensupları, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, KOÇ–KAM Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı Yöneticileri, Koç Üniversitesi Öğretim Üyeleri ve birçok ülkeden Kültür Ateşeleri katıldı.

Irina Bokova: “Kadınların halihazırda lider olduklarını biliyoruz”

KOÇ-KAM tarafından verilen ilk Semahat Arsel Onur Ödülü’nü almaktan gurur duyduğunu dile getiren Irina Bokova, Birleşmiş Milletler Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı’ndan bu yana geçen 20 yılda yapılanlar gözden geçirildiğindede genç kadın ve erkeklerin -özellikle de kadınların- lider olarak yetiştirilmesinin , 2015 yılında halen büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Irina Bokova sözlerine şöyle devam etti: “Kadınların halihazırda lider olduklarını biliyoruz. Ailelerimizin, şirketlerimizin ve toplumlarımızın liderleri kadınlardır. Kadınların liderlik özelliklerini kabul etmeli ve çok daha fazla desteklemeliyiz. Liderlik doğal bir kabiliyet değildir; liderlerin özenle yetiştirilmesi gerekir. Liderlerin yetiştirilmesi tıpkı Koç Üniversitesi’nde olduğu gibi okul sıralarında, üniversite laboratuvarlarında başlar. Eğitim, insan gelişimi için en güçlü atılım ve ilerleme stratejisidir. Eğitim insanı kendi sesine kavuşturur, toplumsal katılımı teşvik eder ve iş piyasasındaki fırsatları genişletir.”

Irina Bokova: “Dünyada tek cümle okuyamayan 781 milyon kişinin üçte ikisi kadın”

Eğitimde cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken Irina Bokova, “İlköğretimde kızların hiç eğitim almamaları ihtimalinin erkeklere nazaran halen çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Günümüzde toplumsal dışlanmanın en yaygın sebebi dünyaya bir kız çocuğu olarak gelmektir. İlkokula gitmemiş 32 milyon kız çocuğu var ve yaklaşık bir o kadarı da ortaokul eğitimi alamıyor. Bugün dünyada yaklaşık 781 milyon kişi tek cümle dahi okuyamıyor. Bunların üçte ikisini kadınlar oluşturuyor. Eşitsizliklerin kökleri çok derinlere gidiyor. Ne UNESCO’nun ne de devletlerin bütün bu güçlükleri tek başlarına aşmaları mümkün değil. Devletleri ve uluslararası kurumları sivil toplumun ve özel sektörün yaratıcılığıyla bir araya getirecek yeni “yumuşak güçlere” ihtiyacımız var. Bu bağlamda, UNESCO ve Koç Üniversitesi’nin ortak çalışmalarını daha da ileri taşıyacak yeni gelişmeler var” diye konuştu.

Irina Bokova: “Kadınlara liderlik yapmaları için yeni alanlar açabiliriz”

KOÇ-KAM’da özel şirketlerin üst yönetimini hedef alan, bu seviyedeki yöneticileri cinsiyet eşitliğinin önemi hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan bir toplumsal cinsiyet eşitliği sertifika programı tasarladıklarını anlatan Bokova, “Bu yenilikçi girişim, üst yönetim ekiplerine odaklanarak şirketlerin tamamını bu doğrultuda güçlendirmeyi amaçlıyor. İlk eğitimlerimizi Koç Topluluğu şirketleriyle yapacak olmaktan dolayı da büyük memnuniyet duyuyorum. Bu ’yumuşak gücün‘ en güçlü halidir. Kadınların liderlik vasıflarını gösterebilecekleri yeni alanlar açabiliriz. Özel sektör ve kamu işbirliğinin gücünden faydalanmak, toplumun tamamını ilgilendiren sorunları çözme yolunda kalıcı etkiler yaratmak için daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Bu anlayışla, beni Semahat Arsel Onur Ödülü’ne layık gördüğünüz için tekrar teşekkür ediyorum. Aranıza katılmaktan kıvanç duyuyorum” dedi.

Prof. Dr. Umran İnan: “Kadını yok sayan toplum kendini yok sayan toplumdur”

Törenin açılışında konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Koç Üniversitesi olarak, “Kadını yok sayan toplum, kendini yok sayan toplumdur” inancıyla hareket ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Umran İnan şöyle devam etti: “Bu inançla, kadınların sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasi hayata aktif katılımlarını sağlayan, demokratik haklarının bilincinde olmalarını destekleyen, mesleki gelişimlerine yönelik projeler ve aktiviteler gerçekleştiriyoruz. Ayrıca araştırma, inceleme ve yayın çalışmalarını teşvik ederek, bunları yürütmeyi ve yaymayı misyon olarak benimsiyoruz. Tüm bunların gerçekleştirilmesinde, KOÇ-KAM büyük bir görev üstlendi ve gurur duyduğumuz projeleri, bilimsel ve eğitici faaliyetler düzeyinde üstün bir çaba ile yürütmeye devam ediyor. Aynı misyonu paylaşmaktan onur duyduğumuz, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun Genel Direktörü Irina Bokova’nın, göreve başladığından bu yana kurumun iki önceliğinden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda birçok çalışmaya öncülük etmesi, bu konuda uluslararası işbirliğine destek vermiş olması ve insanlığın gelişimine küresel boyutta yaptığı katkılar son derece önemlidir”.

Prof. Dr. Umran İnan: “Bu Onur Ödülü’nün toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların eğitim ve sağlığa erişimi, kadına karşı şiddetin engellenmesi konusunda gösterdiği duyarlılıkla, KOÇ-KAM’ın toplumsal cinsiyet konusunda yürüttüğü bilimsel araştırma programına katkıları nedeniyle Sayın Semahat Arsel adına verilmesi bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır.”

Prof. Dr. Umran İnan sözlerini şöyle sürdürdü: “Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel ülkemizde bu yöndeki çalışmalara destek vererek, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda her zaman örnek olan, öncü faaliyetleri teşvik eden bir isimdir. Semahat Arsel’in eğitim, bilim ve araştırmaya verdiği destek, sivil toplum, iş dünyası ve bilimsel araştırma kurumlarıyla işbirliği içinde desteklediği aktif çalışmalar son derece önemlidir. Bu Onur Ödülü’nün toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların eğitim ve sağlığa erişimi, kadına karşı şiddetin engellenmesi konusunda gösterdiği duyarlılıkla, KOÇ-KAM’ın toplumsal cinsiyet konusunda yürüttüğü bilimsel araştırma programına katkıları nedeniyle Sayın Semahat Arsel adına verilmesi bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Bu çok değerli Onur Ödülü’ne adını veren, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Türkiye’nin gelişmesi ve hayırseverlik anlayışının yaygınlaştırılmasında da öncü bir isim olarak, Türk Toplumu için pek çok örnek hizmetlerde bulunmuştur.”

KOÇ-KAM Direktörü Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, törende yaptığı konuşmada, “Bu yıl beşinci faaliyet yılını idrak eden KOÇ-KAM, Türkiye’de toplumsal cinsiyet sorununa odaklanan üstün nitelikli bilimsel araştırmaları seçerek destek sağlayan tek kuruluştur. Bundan gurur duyuyoruz. Bunun ötesinde Koç-Kam, etkili ve yararlı eğitim ve uygulama faaliyetlerini de sürdürmekte. Bu çalışmaların bir kısmı diğer üniversiteler ve çeşitli kuruluşlarla işbirliği içinde gerçekleştiriliyor. Bunların en önemlisi de bugün kutladığımız UNESCO ile olan işbirliğimizdir” diye konuştu.

KOÇ-KAM hakkında:

Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) 2010 yılında disiplinlerarası bir araştırma ve uygulama merkezi olarak kurulmuştur. Aralarında sosyoloji, psikoloji, hukuk, felsefe, siyaset bilimi, tarih ve görsel sanatların da olduğu birçok farklı bölümden öğretim üyesi ve araştırmacı araştırmalarını paylaşmak, ortak ulusal ve uluslararası araştırma projeleri yürütmek, toplumsal cinsiyet ve kadın konularında üniversite içinde ve dışında bilimsel ve eğitici faaliyetler yürütmek amacıyla bir araya gelmektedir. Toplumsal cinsiyet çalışmaları için bir merkez işlevi gören KOÇ-KAM’da üstün nitelikli araştırma projelerini destekleyen bir araştırma ödülleri programı ve Koç Üniversitesi öğrencilerine yönelik Toplumsal Cinsiyet Sertifika Programı yürütülmektedir. Sıklıkla düzenlenen ve ev sahipliği yapılan konferans, panel ve seminer serileri ile birçok disiplin ile kesişen toplumsal cinsiyet konulu araştırmalar, ilgililer ile buluşturulmakta ve akademisyenler, öğrenciler, sivil toplum aktörleri, sanatçılar ve politika yapıcılar arasında toplumsal cinsiyet konularında iletişim teşvik edilmektedir. KOÇ-KAM misyonları arasında araştırma, uygulama ve eğitim amaçlarının yanında, diğer üniversitelerin kadın araştırma merkezleriyle ve kadın sorunlarına eğilen sivil toplum kuruluşlarıyla işbirlikleri ile giderek kamuoyunda toplumsal cinsiyetle ilgili farkındalığı artırmak ve toplumsal cinsiyet politikalarını yönlendirmek de yer almaktadır.

KOÇ-KAM Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü’nde yer almaktadır. Yönetim Kurulu Koç Üniversitesi’nin farklı bölümlerine mensup dokuz öğretim üyesinden oluşmaktadır. 2010 yılından bu yana Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı merkezin müdürlüğünü, Doç. Dr. Hülya Şimga müdür yardımcılığını yapmaktadır.

Irina Bokova kimdir?

Irina Bokova, 2009 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Genel Direktörlüğü’nü yapmaktadır. UNESCO’nun ilk kadın Genel Direktörü olan Bokova, 2013 yılında aynı göreve tekrar seçildi. Göreve başladığından beri UNESCO’nun iki önceliğinden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda birçok çalışmaya öncülük yapmış ve bu konuda uluslararası işbirliğine destek verdi.

Irina Bokova, 12 Temmuz 1952’de Sofya, Bulgaristan’da doğdu. Eğitimini, Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans derecisiyle, Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü’nde tamamladı. Ayrıca Maryland Üniversitesi (Washington) ve Harvard Üniversitesi John F. Kennedy Hükümet Akademisi’nde öğrenim gördü. 1977 yılında Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı Birleşmiş Milletler Birimi’nde çalışmaya başladı. Bulgaristan Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği’ne (New York) siyasi ve hukuki işlerden sorumlu olarak atandı. Irina Bokova, Dişişleri Bakanlığı, Bulgaristan-Avrupa Birliği İlişkileri Koordinatörlüğü, Fransa, Monaco ve UNESCO Büyükelçiliği ve “Uluslararası Frankofoni Örgütü” Bulgaristan Cumhurbaşkanı Özel Temsilciliği gibi önemli görevlerde bulundu. Uluslararası sivil toplumda yer alan çok sayıda uzman kuruluşunun aktif katılımcısı ve European Policy Forum’un (Avrupa Politika Forumu) kurucu üyesi olarak Avrupa’da ayrılıkları gidermek adına çalıştı; çeşitlilik, iletişim, insan onuru ve insan haklarını aktif olarak uluslararası düzeyde savundu.

UNESCO Genel Direktörü Bokova, eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel diyalog ve sürdürülebilir kalkınma için bilimsel işbirliğini uluslararası alanda aktif olarak desteklemektedir. Bokova’nın direktörlüğünde UNESCO, ifade özgürlüğü ve gazeteci güvenliği alanında küresel savunucu haline gelmiştir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Global Education First Initiative (GEFI) Yürütme Kurulu’nda yer alan Bokova, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile UNESCO’nun ortaklaşa kurduğu Genişbant Komisyonu (Broadband Commission) eş başkan yardımcılığı görevini yapmaktadır. Bokova birçok ülkeden devlet onur ödülü ve fahri doktora almıştır. Anadili Bulgarcaya ek olarak, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve Rusça bilmektedir.