11 Nisan 2016 

Ödüllü fizikçi: Sezer Erkılınç’09

2015 Inst. of EE Eng. Photonics Society Graduate Student Fellowship ödülünü kazanan mezunumuz Sezer Erkılınç’ın üzerinde iki yıldır çalıştığı araştırması Elektronik ve Fizik alanındaki en önemli dergilerde yer aldı. Aynı zamanda Londra mezun temsilcimiz olan Sezer’le geçen yıl aldığı ödül ve araştırmaları hakkında konuştuk.
*Röportaja destek veren 2002 Fizik bölümü mezunumuz Sarper Özharar’a teşekkür ediyoruz.

Merhaba Sezer, mezunlarımıza kendini tanıtır mısın?

1986 doğumluyum. Denizli Anadolu Lisesi’ni 2004 yılında bitirip Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümüne giriş yaptım. 2009 yılında mezun olduktan sonra, Rochester Institute of Technology’de yine Elektronik Mühendisliği bölümünde fotoğraf ve görüntü işleme üstüne master’ımı tamamlayıp 2011 yılında University College London’da doktoraya başladım. Geçtiğimiz Kasım ayında doktorayı tamamladım ve Ocak ayında yarım kalan çalışma ve fikirlerim üstüne çalışma için UCL’de post-doktoraya başladım.

Çalışma alanlarından bahseder misin?

Doktoramı fiber-optik haberleşme üstüne yaptım. Daha spesifik olmak gerekirse, şehiriçi (access) ve şehirlerarası (metro) fiber-optik ağlarındaki data transfer hızını artırmak üstüne doktora çalışmamı tamamladım. Şu anda, 2018-2023 evlere fiber (fiber-to-the-home) sistemleri için basitleştirilmiş eşevreli alıcılar üstüne araştırmalarımı sürdürüyorum.

Geçen yıl aldığın Inst. of EE Eng. Photonics Society Graduate Student Fellowship ödülünden bahseder misin?

Ödüle fotonik alanında doktorasının son yılında ya da doktorasını tamamlayalı bir yıldan kısa bir süre olmuş olanlar başvurabiliyor. Fotonik alanının çeşitli dallarında araştırma yapan doçent ya da profesörlerden oluşan sekiz kişilik bir komite, başvurular arasından on doktora öğrencisini seçiyor. Kriter olarak referanslar ve yayınlar en çok rol oynayan etkenler. Geçtiğimiz sene yaklaşık iki yüz başvuru arasından bu ödüle layık görüldüm.

İki yıldır üzerinde çalıştığın araştırma konun pek çok önemli dergide yayınlandı. Bize biraz bu çalışmanı anlatır mısın?

Reklamlarda da sürekli gördüğümüz eve fiber sistemleri üstüne çalışıyorum. Bu tarz sistemlerde şu anda Avrupa’da en hızlı fiber bağlantısı sınırlı sayıda olmakla beraber üç yüz Mb/s. Japonya, Güney Kore ve ABD’nin belli eyaletleri ise yine sınırlı sayıda kullanıcıya sağlanıyor olsa da 1 Gb/s’e kadar çıkabiliyor. Fakat, önümüzdeki beş, on yıl içerisinde bu bağlantı hızları yeterli olmayacak. Onun için bu alandaki araştırmalar mesafeyi ve kullanıcı sayısını en üst seviyede tutarak bağlantı hızını nasıl artırabiliriz sorusu üzerine odaklanmış durumda. Bu noktada benim çalışmam devreye giriyor. Önümüzdeki yıllarda evlerde kullandığımız internet hızının şu anki teknolojiyi kullanarak özellikle Avrupa’da 1 Gb/s’in üzerine çıkması mümkün değil. Bunun sebebi bize sunulan datayı diğer kullanıcılarla paylaşıyor olmamız. Örneğin, 10 Gb/s toplam datayı ana merkezden fiber optik kablo ile lokal merkeze (mahallemizdeki telekom kabini) gönderiliyor. Ardından, 16, 64, 256, ya da 512 kullanıcıya bölünüyor ve bu sayede 10, 40, 150, ya da 600 Mb/s’e kadar internet hizmeti alabiliyoruz. Fakat, bizimle aynı ağda olan kullanıcılar internet hizmetinden yararlanıyorsa, internetimiz zaman zaman çok yavaşlayabiliyor. Buna ek olarak, sistemdeki cihazların hepsinin uyumlu olması gerekiyor (en az 10 GHz band genişliğine sahip olmaları gerekiyor). Şayet, her kullanıcı 1 Gb/s kullanma talebinde bulunursa bu sayı 100, 256 ve ya 512 GHz’e çıkıyor ki önümüzdeki 10-20 yılda bu cihazları üretecek bir teknoloji yok. Eşevreli alıcı kullanarak bu paylaşım ve hız problemi kolaylıkla aşılabilir ama alıcının maliyeti çok fazla. Bizim sunduğumuz basitleştirilmiş eşevreli alıcı neredeyse yüzde 80 daha basit (yüzde 80 daha düşük maliyetli). 2018 yılından itibaren dataya olan talebi karşılamak için çeşitli ülkelerde eşevreli alıcı kullanan sistemlere geçişi zorunlu kılabilir. Bu yüzden, geliştirdiğimiz basitleştirilmiş eşevreli alıcı birçok şirketin ilgisini çekebilir.

Geliştirmiş olduğun eşevreli alıcı sisteminin daha fazla kullanıcıyla ve daha uzun mesafelerde kullanılabilmesi için ölçeklenebilirliği hakkında neler söyleyebilirsin?

İlk önce şunu söylemekte yarar var. Tek bir fiber kablodan gelen datayı ne kadar çök kullanıcı kullanıyorsa sistemin kişi başına düşen maliyeti az oluyor. Fakat, kullanıcı sayısı ile mesafe arasında ters bir orantı var, az kullanıcı (32 kullanıcı) uzun mesafe (200-300km), çok kullanıcı (128) kısa mesafe (40-50km). Sistemin hangi şehirde kurulacağı mesafe açısından çok önemli. Mesela şu anki şehir yapılarını göz önüne aldığımızda, ana merkezden eve olan mesafenin 100 km’den fazla olduğu yerler sadece yüzölçümü çök fazla olan ülkeler, örnek vermek gerekirse ABD, Kanada, Rusya ve Çin. Avrupa’daki şehirlerde bu mesafe 40-50km’nin üstünde değil. Türkiye’de bu limit 80 km civarında. Alıcının şu andaki performansıyla (tam optimum olmamakla beraber) 10 Gb/s’lik data 100 km’ye ve 512 kullanıcıya sağlanabiliyor (tabii laboratuvar ortamında). Bir sonraki aşama, yeraltındaki döşenmiş fiber kabloları kullanarak test etmek.

Alamouti kodlaması sence uzun vadede “upstream” uygulamalarında da kullanılabilir mi veya kullanılmasına gerek var mı?

Kullanılabilir, fakat pek gerek yok, çünkü upstream (kullanıcının web’e yüklediği data) sinyal ana merkez tarafından deşifre (decode) edileceği için maliyet sınırlaması çok da kati değil. Temel olarak kullanıcı tarafı maliyet açısından çok önemli.

Geliştirdiğin sistemin hassasiyetini birkaç foton seviyesine indirerek kuantum optik iletişim uygulamalarında da kullanılması mümkün olabilir mi?

Bu tip uygulamalarda sistemin hızı (500 Mb/s, 1, ve ya 2.5) ve genel maliyeti ikinci önemli unsur olup alıcı performansının çok üst düzeyde olması gerekiyor –sizin de belirttiğiniz gibi birkaç foton seviyesinde. Her ne kadar bu tip uygulamaları düşünerek geliştirmedik ama pratikte kesinlikle. Performans bakımından biraz geride kalabilir. Her sistemde olduğu gibi maliyet ve performans karşılaştırılması yapılması gerekiyor.

Bundan sonrası için planların neler? Araştırmalarını hangi alanda sürdürmeyi planlıyorsun?

Şu an için, doktora sürecinde yarım kalan veya henüz fikir aşamasında olan araştırma konularımı tamamlamak için UCL’de dört aydır post-doktora yapıyorum. Özellikle çalıştığım bu alıcı sistemini olabildiğince geliştirmek istiyorum ve sonrasında prototipini üretmek için fiber-optik şirketleriyle iletişime geçmek. Ardından, önümüzdeki iki, üç yıl içeresinde Avrupa’da fiber-optik haberleşme ya da kuantum optik iletişim uygulamaları alanında çalışan bir araştırma laboratuvarında ya da şirketlerin ar-ge departmanlarında araştırmalarımı sürdürmek istiyorum.

İş ve özel hayatınızla ilgili paylaşmak istediğiniz güzel haberleri bu sayfalardan mezunlarımıza duyuracağız. Güzel haberlerinizi mezun@ku.edu.tr adresine bekliyoruz.